Mimoza Orman Anaokulu’nda hiçbir gün birbirinin aynısı değildir; çünkü rotamızı her sabah çocuklarımızın merakı ve doğanın bize sunduğu sürprizler belirler. Sıkı sıkıya bağlı olduğumuz katı ziller veya duvarlar yok. Onun yerine, Reggio Emilia felsefesinin esnekliği ve ormanın iyileştirici ritmi var.
Güne enerjik ve mutlu bir başlangıç yapıyoruz. Çocuklarımız okula geldiklerinde, özenle hazırlanan doğal ve sağlıklı kahvaltımızla güne hazırlanıyorlar. Beslenme saatlerimiz aynı zamanda sohbet ettiğimiz, paylaşmayı öğrendiğimiz değerli bir sosyal alandır.
Ormandan topladığımız yapraklar, kozalaklar, taşlar ve dallar şimdi sanat eserlerine veya bilimsel projelere dönüşüyor. Kil, boya ve doğal materyallerle çocuklarımızın kendi "yüz dillerinden" birini seçerek kendilerini özgürce ifade etmelerine alan açıyoruz.
Öğleden sonrayı yabancı dil eğitimimizi oyunlara entegre ederek geçiriyoruz. İngilizce şarkılar söylüyor, doğa temelli hareketli oyunlar oynayarak dili masa başında değil, koşarken ve eğlenirken doğal yollarla ediniyoruz.
Günün en önemli anlarından biri! Hep birlikte ahşap kütüklerimizde çember oluyor, birbirimize "günaydın" diyoruz. Bugün hava nasıl? Ormanda bizi neler bekliyor? Reggio Emilia yaklaşımına uygun olarak, günün rotasını çocukların fikirlerini, sorularını ve ilgilerini dinleyerek
hep birlikte çiziyoruz.
Bol oksijen ve hareketin ardından acıkan karınlarımızı, besleyici ve ev yemeği sıcaklığındaki menülerimizle doyuruyoruz. Yemek sonrası öz bakım becerilerimizi (elleri yıkama, masayı toplama) kendimiz hallediyoruz.
Hafif ve sağlıklı ikindi atıştırmalığımızın ardından günün değerlendirmesi için tekrar çemberdeyiz. "Bugün en çok neye şaşırdın?", "Seni en çok ne mutlu etti?" gibi sorularla duygularımızı paylaşıyor ve günümüze veda ediyoruz.
"Üçüncü öğretmenimiz" olan doğanın kollarına bırakıyoruz kendimizi. Çocuklar açık havada, yapılandırılmamış serbest oyunlarla sınırlarını keşfediyor. Kimi bir büyüteçle ağaç kabuğundaki böcekleri inceliyor, kimi çamurdan pastalar yapıyor, kimi ise arkadaşlarıyla dallardan çadır kuruyor. Fiziksel gelişim ve özgüven tam da burada kök salıyor.
Büyümek yorucu bir iştir! Uyku ihtiyacı olan çocuklarımız için huzurlu bir uyku vakti; uyumayan çocuklarımız için ise ağaç gölgelerinde, hamaklarda veya dinlenme köşelerimizde sessiz kitap okuma, masal dinleme ve hayal kurma zamanı.
Ceplerimizde taşlar, üstümüzde toprağın izi ama yüzümüzde kocaman bir gülümsemeyle ailelerimize kavuşuyoruz. Yarın ormanın bize sunacağı yeni maceraları hayal ederek evimizin yolunu tutuyoruz.
Bize Whatsapp ile ulaşın